Bir sevdanın gülünü sisli ufukların yağmurların da bırakarak; gözlerden uzak, gönülden ırak kalmıştım. Kalıp'ta donan ruhum erimiş, satırlar da duran hasret kalbime inmişti. Günümüzün tozlu...
Semanın ufkunu saran karabulutlar dağılmış, baharın rikkatini yeryüzüne yayan ışıltısı sarmıştı. Güneşin enginliğini gözlerimize yapıştırarak, güllerin rengini ve kokusunu sinemizde yatıştırarak öteler ötesinin ufuk perdesi...
Ey..! Rüyalarımın penceresine gizlice yaslanan Ey..! Hülyalarımın perdesini sinsice aralayan Ey..! Düşlerimin pergelini izlerinle karalayan Hayallerimin damlasında akan sen, gözlerimin boğuntusunda bakan sen. Her anımdan...
Bir nefeslik mim çakıl akar Akar akar anlık anların aynasından bakar Aynalar fanusundan çakıllar yağar Bir seslik saatlerden tepeler doğar Bir ritimlik tepeler fersah senelerin...
Yüreğimin intizarı seni aralamış Hislerimin satırları seni yakalamış İzlerimin adımları seni kollamış Hicranın feryadı beni karalamış Bir göz var, sana dokunan köz Bin söz var,...
Yitik şehrin gri ensesinde sürgün bir adam Kaldırımların dilinde yutularak solgun kalan Adımların kanlı yankısında saatlerce uzanan Zihin sayfalarının satırları yitik olarak yazılan Anlık anların...
Zamanların çarkında küçülen ve sönen yıllar Sislerin perdesinde kaybolan ve solan yıllar Hatıralarım da hep yer edinen acı sahneler Mahzun ve mazlum duruşuyla zihnimin duvarına...
Yaş ondokuz yolun çeyreği Başlarda kavak yellerin esildiği Kaşlarda şafak tohumların ekildiği Gözlerde ufuk ateşlerin eritildiği Küçük adımların mührünün silinen gerçeği Yaş ondokuzun çeyrek delikanlığı...
Öteler ötesi nur ışıltılı pencereden gülümseyen. Zulmet çağlarını söndüren, zahmet dağlarını sonlandıran. Çağların izine, şeytanın dizine, karanlığın sisine vurulan; Hilkatin sebebi, insanlığın edebi olan... İzanların...
Geniş ufukların penceresinden yayılan Çağlar üstü çağların adresinde yürüyen Rahmet pınarının şenliğinde serinleyen Hakkın mührünün damgasında yoğrulan Hilim ve ilimle bayraklandıran Zaferle dalgalandıran Mana mirasıyla...
Düşüncelerinin sellerinde, duygularının taşkınlığında İnsanlığın: zihin bulanıklığını, fikir sulanıklığını Çile yüklü kalbine doldurarak Aydınlık boyasını yapıştırarak Fikir bereketi ile açarak Değişimin öncüsü, gelişimin sözcüsü olan...
Aklım kementin işkencesinde sıkılıyor Alnım karıncaların tükürüğünde doluyor Damarımın isinden gizlice geçiyon Hafakanların çıglığını yıldızların damlasına üfürüyorum Seni sevginin mavi dumanlı semtin de arıyorum Kızkulesi...
Kaldırımların terinde sürüklenerek baş veren Sürgün yüreğimle yağmurların tokadına giren Kırışık bulutları dondurarak zihnime seren Gözlerim acının balyozunda kalbimi parçalayarak ezen Solgun gölgenin sürükleyişinde seninle...
Osmanlı vakıf elinde yoğrulan İnsanlığın akif dizinde şekillenen Göznurların zerafetine sokulan Rahmet yağmurın adresinde buluşan Ruhların zahmetine dökülür altın sacaklı özellik Yükselir kubbesi gökyüzüne dua...
Sevdanın kimsesizliğine gömülmüş Sevdanın hicran sesiyle boğulmuş Seninle zamanların basamaklarında yürüyorum Anılarımızın kirli kapısında buluşuyorum Alnımızın kementini sıkarak ahdediyorum Seninle, geleceğin ufuklarında kanatlanıyorum Zihnimin odasını...
Seni gördüm kirli bulutların altında Küçük izlerimizle çiğnediğimiz sokakların alnında Yılların an taşları hayatıma dolmuş Sevdanın rengi bende donmuştu Geçmişin çocukluğundan çalarak kadın haline saldın...
Erguvanların rengini alalım Sevdanın ıraklaşan yolunu boyuyalım Ellerimle ufukların sisini savurayım Yarınların meltemleri ile süzülelim Ezelim başımızda ki yabani otları Yıkalım kaşımızda ki millerin uzaklıklarını...
Sana bir gül veremedim Güllerin kanlarını yüreğimizde ısıtamadık Sana bin gün veremedim Günlerin anlarını sözlerimizde ısıramadık Sana bir yol veremedim Yolların uzun dillerinde millerce bulunamadık...
Ruhumun katresi donmuş Onun içine sen dolmuştun Zihnimin basamakları dinmiş Onun içine sen çıkmıştın Fikrimin kapıları açılmış Onun içine sen dalmıştın İsmimin heceleri kırılmış Onun...
Göz bebeklerimi ağrıtarak nuru olmuş Gönlümü sancılatarak duru olmuş Benliğimi kamcılatarak sevdana divane olmuş Sensizliğin fenerlerinde yoluna koyulmuş Mecnun misali kalbur dağların yoldaşı olmuştum Çile...
Zamanların kuyusu yüreğime dökülür Seninle hayatın kıyısında gezilir Anların acı suyu içilir Yılların kelepçesi sende takılır Kuyuların ağzı gözlerime dolar Anıların ağrısı zihnimde donar Hayatımızın...